Neden araziler doğal sit’ten çıkarıldı.

Neden araziler doğal sit’ten çıkarıldı.
14.06.2020
A+
A-

Topraklarımızdaki Doğal Sit Alanı’ndan çıkarılan arazileri gözden geçirdiğimizde acı bir tablo ortaya çıkıyor. Memleketimizin en güzel arazileri, Dünya’nın cennet köşeleri , mutlaka korunması gerekli araziler yapılaşmaya açılıyor. Hem de neye dayanarak biliyor musunuz ? Cumhurbaşkanlığı kararnamesine uyum sağlanması için önceden hazırlanan yönetmelik değişikliğine ek maddeler konması için yeni kararlar alınıyor. Nedir bu değişiklikler görelim ;
(Eski Yönetmelik ve yeni yönetmelik sözcükleri tarafımızdan eklenmiştir. Eski yönetmelik “(2) Bu alanlar, örtü altı tarım uygulamaları hariç tarım, kültür balıkçılığı hariç balıkçılık faaliyetleri ve alanın doğal yapısı ile uyumlu çadırlı kamp alanı, bungalov ve günübirlik faaliyetlerin yapılabildiği alanlardır. Alanın doğal özelliklerinin devamlılığı için halkın bu alanlara erişiminin uygun seviye ve şekilde tutulması esastır. Yeni yönetmelik “(2) Nitelikli doğal koruma alanları; entegre tesisler ve örtü altı tarım hariç tarım uygulamaları, tıbbi ve aromatik bitki uygulamaları, hayvancılık, balıkçı barınağı, iskele, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik uygulamalar, içme suyu amaçlı baraj ve göletler, doğal göl ve denizler hariç kültür balıkçılığı faaliyetleri, zorunlu teknik altyapı uygulamaları ve alanın doğal yapısıyla uyumlu, beton, asfalt gibi malzemelerin kullanılmadığı çadırlı kamp, karavan ve günübirlik faaliyetlerin yapılabildiği alanlardır. Alanın ve doğal özelliklerin devamlılığı için halkın bu alanlara erişiminin uygun seviye ve şekilde tutulması esastır.” “Nitelikli Doğal Koruma Alanlarında, daha önce yalnızca örtü altı tarım uygulamaları hariç tarım faaliyetlerinin yer alabileceği belirtilirken, yapılan değişiklikle entegre tesislerin bu alanlarda yer alamayacağı ifade edilerek, entegre olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı tesis ve yapıların bu alanlarda yer seçebilmesine olanak sağlanmaktadır. Ayrıca tıbbi aromatik bitki uygulamaları ile balıkçı barınağı, iskele, doğal kaynak suyu kullanımına yönelik yapı ve faaliyetlere izin verildiği görülmektedir. Daha önce kültür balıkçılığı hariç olmak üzere balıkçılık faaliyetlerinin yapılabileceği belirtilirken, yapılan değişiklikle içme suyu amaçlı baraj ve göletler, doğal göl ve denizler hariç kültür balıkçılığı faaliyetlerinin yapılabileceği ifade edilmekte ve zorunlu teknik altyapı uygulamalarının yapılabileceğine dair düzenlemeye gidildiği anlaşılmaktadır. “Yönetmelik Değişikliğinin 6. maddesi ile, Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Eski Yönetmelik (1) Kesin korunacak hassas alanlar veya nitelikli doğal koruma alanlarını etkileyen, bu koruma bölgeleri ile bütünlük gösteren, korumaya katkı sağlayacak, doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlardır.
Yeni Yönetmelik “(1) Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları; barındırdığı siluet, jeolojik ve ekolojik değerlerin korunması ve geliştirilmesi amacıyla alanın potansiyeli ve kullanım özellikleri göz önünde bulundurularak, kesin korunacak hassas alan ve nitelikli doğal koruma alanlarında izin verilen faaliyetlere ek olarak doğal ve kültürel bakımdan uyumlu düşük yoğunlukta faaliyetler, entegre tesis, turizm ve yerleşimlere izin veren alanlardır.”
“(3) Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanlarında bulunan madenlerin milli menfaatlere uygun olarak aranması, hangi şartlarda ve ölçülerde işletileceği, kapatılması ve alanın rehabilitasyonu ilke kararları doğrultusunda alınacak olan Bölge Komisyonlarının kararları doğrultusunda yapılır” Şehir Plancıları Odasının Karşılaştırmalı tablosundan yararlandığımız bu bilgi gösteriyor ki ; Doğal Sit Alanları’na yapılaşma hakkı, sanayi tesisi kurma hakkı hatta madenlerin aranma hakkı dahi getirilmiştir. İşte bu plan değişikliği kimlere yaradı sırasıyla görelim, bunun için biraz gerilere gidelim ; Yıllar önce Turgut Özal döneminde Okluk Koyu’nda yapılmış olan 4 odalı Cumhurbaşkanı Dinlenme evi , çok gerekliymiş gibi 300 odalı bir yapıya dönüştürülüyor. Bize , Türkiye Turizm 14.05.2018 tarihli “Okluk Koyu’nda yazlık saray inşaatı sürüyor “ başlıklı haberde yer alan şu bilgi gelinen noktayı anlatıyor. “Cumhurbaşkanlığı’nın internet sitesinde daha önce “16 dönümlük büyüleyici bir doğa dokusuna sahip Marmaris Okluk Koyu’ndaki Devlet Konukevi, birinci derece SİT alanı olduğu için inşaat yapma olanağı bulunmamaktadır. Okluk Koyu’ndaki Devlet Konukevi, 230 metrekare alan üzerine oturan, tek katlı, dört yatak odası ve salonu bulunan bir bina ile koruma personelinin kalabileceği prefabrik yapıdan oluşmaktadır” ifadeleriyle anlatılan konukevi yıkılırken, siteden de bu bilgi tamamen kaldırıldı. İnternet sitesinde Cumhurbaşkanlığı’na ait Huber Köşkü ve Müze Köşk tüm ayrıntılarıyla yer alırken, Okluk Koyu’ndaki konukevinin adı dahi geçmiyor. Neden korkuyorlar ? Gerçekler ortaya çıkmasın diye olabilir mi? Kendi sitelerine bile sansür uyguluyorlar . Sansürü sadece onlar mı uyguluyorlar ? Hayır, emirlerindeki devlet kurumları da uyguluyor. Okluk Koyu’ndaki inşaatta başka neler inşa ediliyor ( Sözcü gazetesindeki 12 Nisan 2017 tarihli haber) “Doğal Sit Alanı içinde kalan Okluk Koyu’na 170 metrelik yatlar için iskele yapılacak!“Cumhurbaşkanlığı konuk evinin yeniden inşası için 2017 bütçesine ödenek kondu “Cumhurbaşkanları ve misafirleri için dinlenme yeri olarak kullanılan Marmaris’teki Okluk Koyu’na 170 metre uzunluğunda yatlar için yanaşma yeri yapılıyor. 10 bin 966 metrekarelik alana dolgu yapılacak olan Okluk Koyu, ‘Özel Çevre Koruma Bölgesi’ ve ‘Birinci Derece Doğal Sit Alanı’ sınırları içerisinde kalıyor. “Sözcü gazetesinden İsmail Şahin’in haberine göre, Hazine tarafından Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’ne tahsis edilen, Muğla’nın Marmaris İlçesi’nde bulunan Okluk Koyu’na lüks yatların yanaşması için 2 yat yanaşma yeri, 2 iskele, plaj ve dolgu alanı yapılacak. “Marmaris Cumhurbaşkanlığı Devlet Konukevi Dolgu ve İskele Projesi” adıyla Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından hazırlanan sunum dosyası geçtiğimiz hafta Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün internet sitesinde yayınlandı, ancak birkaç gün sonra kaldırıldı. “Sahil doldurulacak “Gazetenin ulaştığı dosyaya göre, 113 bin 443 metrekare proje alanı içerisinde 15 bin 295 metrekare yat yanaşma yeri ve 10 bin 996 metrekare dolgu alanı yapılacak. 30 milyon lira harcanacak proje kapsamında iki de iskele yapılacak. “Birinci yanaşma yeri, “süper” boyutta olan yatlar için inşa edilecek ve 170 metre uzunluğunda, 18.3 metre genişliğinde olacak. “Mega” boyuta sahip yatlar için tasarlanan ikinci yanaşma yeri ise 50 metre uzunluğunda ve 10.5 metre genişliğe sahip. İskeleler, usturmaça, babalar ile merdivenleri içerecek ve kıyı yapılarının genişliği artırılabilecek şekilde inşa edilecek. Planlanan yat yanaşma yerleri yüzer değil sabit olacak. Muğla Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü ‘de sansür politikasını sürdürüyor. Getirilen yönetmelik değişikliğinde bakın nelere izin veriliyor? İmar plan değişikliği kimlere yarıyor ya da kimler için çıkarılıyor? Okluk Koyu’nun önceki konumu şöyleydi; “10 bin 966 metrekarelik dolgu alanına ise kum ve çakılla doldurulup plaj yapılacak. Planlanan plaj içerisinde güneşlenme ve dinlenme amaçlı bungalovlar yer alacak. Bungalovların ucunda iskeleler olacak. 9 ay 25 günde tamamlanması planlanan proje bittiğinde 40 kişi çalışacak. Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’na göre projenin hayata geçirileceği bölge, Önemli Doğa Alanı, Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Doğal Sit Alanı’nda kalıyor. Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) süreci başlayan “Marmaris Cumhurbaşkanlığı Devlet Konukevi Dolgu ve İskele Projesi” alanı Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesine ait 1/25.000 ölçekli planda ise “Özel Çevre Koruma Bölgesi” ve “Birinci Derece Doğal Sit Alanı” sınırları içerisinde kalıyor” (Aynı haber) Yani önce bungalovlar yapılmasına alınan iznin önündeki iskelelerin boyutları basit bir iskele olmadığını gösteriyor. Sanki marina kurma hazırlığı yapılıyor Okluk Koyu’nda. Burada acaba kimlerin yatı kalacak ve konukları kimler olacak ? Bunu da göreceğiz. Önce iskelelerin yasallaşması için neler yapılmış acaba ? Adım adım izleyelim ; “Bu değişikliğe olanak sağlayan adımlar aralık ayı başında atıldı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 9 Aralık 2019’da Resmi Gazete’de bir ilke kararı yayımladı. Tabiat Varlıklarını Koruma Merkez Komisyonu’nun kararı ile doğal sit alanları, “kesin korunacak hassas alan”, ‘nitelikli doğal koruma alanı’, ‘sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı’ olarak sınıflandırıldı. Okluk Koyu’ndaki statü değişikliği ile de sadece yörede yaşayanların geleneksel yaşam şekillerine uygun yapıların korunması, yenilerinin yapımına izin verilmemesi, en fazla kamping alanı yapılmasına izin veren hükümler aşıldı. Buna göre, 27,4 hektarlık alanda, düşük yoğunluklu yerleşim faaliyetleri ve turizm faaliyetleri yürütülebilecek. Koruma amaçlı imar planına uygun olması koşuluyla turizm tesisleri, yat limanı, tekne imal ve çekek yeri ve düzenli depolama tesisi yapılabilecek.” Gelinen nokta ise Okluk Koyu’nda budur : Yani değişiklik kime yaradı kör gözler bile görür. Bakanlık, böylelikle 1 No’lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin verdiği yetkiye dayanarak Cumhurbaşkanlığı Yazlık Sarayı’nın hemen yanında yer alan ve şantiyeyi de içine alan 27,4 hektarlık ormanlık alandaki doğal sit şerhini kaldırdı. Bölgenin statüsü yapılaşmaya olanak sağlayan ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Koruma Kullanım Alanı’ olarak değiştirildi. Demekki kendi yazlık konutuna ve orada ağırlayacağı çok önemli konukları için Aralık 2019 dan itibaren Arazi ,1.derece doğal sit alanı sürdürülebilir koruma ve kontrollu koruma alanına çevrildi.yat limanı ve çekek yeri yapılmasına imkan sağlandı. Yani 2017 yılında kaçak olarak projelendirilen yat iskeleleri ve kıyı yapıları şimdi yasallaşmış oldu. Bu süper ve mega iskelelerde acaba kimlerin yatları konuk edilecek sorusuna cevap o tür yatların sahiplerine bakılınca anlaşılır. “Al Sani’nin yatı yanaşabilecek Okluk Koyu’nda yapımı planlanan yanaşma yerine demirleyebilecek yatların sahipleri dikkat çekiyor. 180 metre uzunluğundaki Azam isimli en büyük yat Abu Dabi Şeyhi Khalifa bin Zayed al Nayan’a ait. 162.5 metre uzunluğundaki Eclipse yatıyla Rus milyarder Roman Abramoviç ikinci, 162 metrelik yatla Dubai Şeyhi El Maktum üçüncü sırada. Suudi Arabistan Kraliyet Ailesi’ne ait 147 metrelik Prince Abdulaziz, Mısır devletine ait 145 metrelik El Mahroussa, Rus milyarder Andrey Melnichenko’nun 142 metre uzunluğundaki Sailing Yacht A dünyanın en büyük ilk 10 yatı arasında yer alıyor. Suudi Arabistan Kraliyet Ailesi’ne ait 139 metrelik Al Salamah, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani’nin 133 metrelik yatı Al Mirqab ve 124 metre uzunluğundaki Katara adlı yatları ilk 20’de yer alırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kullandığı 124 metre uzunluğundaki Savarona yatı 19’uncu sırada bulunuyor. “
Gördük mü kimlerin yatları süper ve mega iskelelere uygunmuş. Halkımız açlıktan,yoksulluktan cehennem hayatı yaşasın , şeyhler, kraliyet aileleri için devlet bütçesinden inşaat yapılsın. Bunu Halkçı mühendis mimar ve şehir plancıları olarak kabul edemiyoruz. Hiçbir vatanseverin de kabul edeceğini düşünmek istemiyoruz. Marmaris’in Okluk Koyu’ndaki çam ve sığla ağacı kesilirken neden Orman Mühendisleri Odası susmuştur, merak ediyoruz. Okluk Koyu’nun bir özelliği daha var. “ Koy, balıkçılığa dahi kapalı. Biraz ilerisi Akdeniz foklarının yumurtlama alanıdır”. Bunu da Muğla CHP Milletvekili Akın Üstündağ’dan öğreniyoruz. Şimdi çevrecilere soruyoruz neden susuyorsunuz , merak ediyoruz. 13bin 166 m2 kapalı inşaat alanına sahip bu inşaattın Rönesans Holding bünyesindeki REC İnşaat tarafından yapıldığını ve etrafının 4.00 metre duvarla çevrildiğini gazete haberlerinden ve Sayın Üstündağ’dan okuduk. Bu inşaat yapılırken neler gizlendi ki kale gibi duvarlar örüldü, merak ediyoruz. Bu doğal sit değişikliğinden sadece Okluk Koyu mu yararlandı ? Hayır. Türkiye’nin “Maldivleri “ olarak dünyaca meşhur Salda Gölü ve çevresi, Kelebekler Vadisi gibi ülkemizin cennet köşeleri yapılaşmaya açılacak konuma geldi. Ve hız kesmeden ihaleler yapıldı. Halktan Corona Virüsü bahane edilerek para istenirken bu inşaatlara para bulunmasını ve bu işlemlere susulmasını yadırgıyoruz, kabullenemiyoruz. Mimarlar Odası Muğla Şubesi ve Fethiye Temsilciliği Kelebekler vadisi için yaptığı basın açıklamasında ne diyor? “Kelebekler Vadisi’nin 1995 yılından 1. Derece Doğal SİT alanı ilan edilerek her türlü yapılaşmaya kapatıldığı belirtilen açıklamada, “Günümüzde vadi tabanında sürmekte olan turizm faaliyetlerinin kaldırılması, alanın kendi doğal flora-fauna ve dengesiyle başbaşa bırakılması gerekirken, çadırlı kamp alanları, bungalov ve günübirlik faaliyetlerin yapılabildiği alanlara izin veren ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’ ilan edilmişti” denildi. “Raporda geçen ‘nitelikli koruma’ tanımının bir aldatmaca olduğu vurgulanan açıklamada, “Biliyoruz ki bu sözlerin arkasına sığınarak, birçok doğal alan talan edilmekte, sözde ilerleme ve kalkınma hedefleri ile peşkeş çekilmektedir. Kelebekler Vadisi’nde sürdürülecek her çeşit ve ölçekteki turizm faaliyeti, insan konforunu önceleyeceği için oradaki doğal dengeye zarar verecek ve yok edecektir. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, mutlak koruma altına alınması için gerekli pek çok koşula sahip olan bu özel bölge nasıl korunur, insan eliyle yapılan tahribattan nasıl kurtarılır diye plan yapmak yerine, sit derecesini düşürerek ‘bungalov’ gibi tam olarak ne olduğu belli olmayan bir yapılaşma çeşidine izin vermektedir” ifadeleri kullanıldı.” Mimarlar Odası koruma alanı değişikliklerinin ve yapılaşmanın nelere yol açtığını ne güzel açıklamış. Bu görüşlere aynen katılıyoruz. Aklın yolu bir. Halkçı Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları olarak arazilerin doğal sit alanı olmaktan çıkarılmasına karşıyız. Kamusal anlayışımız gereği, çevre ve doğaya olan sevgimiz bize bu gerçekleri Halkımızla ve meslektaşlarımızla paylaşmamız gerekiyor. Bu yağmacılığa dur demenin yolu birlikte mücadeleden ve susmamaktan geçtiğnin bilinciyle davranıyoruz. Doğa insan eliyle katledilmemeli, dengeleri korunmalıdır. Doğamıza ve çevremize sahip çıkmak görevimizdir. Bu böyle biline.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.