Artık yeter! Doğayı talan eden sizler doğanın işleyişine müdahale eden sizler.Acıları çeken bizler

Artık yeter! Doğayı talan eden sizler doğanın işleyişine müdahale eden sizler.Acıları çeken bizler
24.08.2020
A+
A-

Giresun İli Dereli, Doğankent ve Yağlıdere İlçelerinde 22-23 Ağustos 2020 tarihlerinde gerçekleşen yoğun yağışların ardından yaşanan heyelan ve sel felaketleri yaşandı.

Aşağıdaki açıklamalar gazetelerde boy boy yer alıyor.

4 yurttaşımız hayatını kaybetti 14 yurttaşımız halen kayıp.17 yıkık 361 hasarlı bina tespit edildi. Erdoğan yaraların sarılması devletin tüm imkanlarıyla seferber edilmesi bu tür olayların tekrar yaşanmaması için gerekli adımların atılması talimatını verdi. Soylu açıklamasında ‘Buraya geldiğimizde bu kadar ağır bir tablo beklemiyorduk. Ağır bir tablo ile karşılaştık’ dedi. Bakan Kurum, Dereli ve Doğankent ilçelerinde toplam 350 yeni konut inşası çalışmalarına da başlandığını duyurdu. Bakan Kurum, belediye ve afetzedelere de 2 milyon liralık hibe desteği sağlayacaklarını açıkladı.

Yaralar sarılacak bu tür olaylar yaşanmaması için tedbirler alınacak …

Ortada bir felaket olduğu çıkan tablodan açık bir şekilde görülmektedir. Ama ne felaketi.Halkçı Mühendis Mimar ve şehir Plancıları olarak 21 Haziran’da “Doğal afetlere karşı hazırlıklı olmak hayat kurtarır” başlıklı bir yazı yayınlamış ve uyarmıştık Karadeniz Bölgesinde yaşanacak felaketle ilintili. https://www.halkcimmsp.org/dogal-afetlere-karsi-hazirlikli-olmak-hayat-kurtarir/

Türkiye’de 52 yeni hidroelektrik santralin toplu açılış töreni yapanlar, şimdi önlemler konusunda açıklamalarda bulunuyor.

Halkımızın yaşadığı bu acıları gördükçe içimiz sızlıyor ve Halkçı Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları olarak yenden uyarıyoruz.

Artık yeter bunlar fıtrattan değil cahillikten. Birçok mesleki disiplinindeki bilim insanlarının söylediklerine kulak tıkayıp Parababalarının sermaye sahiplerinin kasalarını düşünmeyi bırakın.

Artık yeter! Doğayı talan eden sizler doğanın işleyişine müdahale eden sizler. Doğanın amansız tepkisi karşısında başımıza geleceği bile bile çaresizce bekleyen bizler. Ne zaman olacak, sağ kalacak mıyız endişesi içerisinde beklemek bizlere reva görülüyor.

2012 yılında çıkarttığınız RANTA DÖNÜŞ YASANIZ (6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun”)  2018 yılında çıkarttığınız imar affınız ölüm saçıyor. İmara açılan dere yatakları, gökyüzünü delercesine çıkan gökdelenler, rezidanslar, AVMler toplanma alanlarının yok edilmesi daha onlarca sayabiliriz.

38 adet HES bulunuyor Giresun’da. HES’ler UNESCO ve Avrupa Birliği tarafından çevre dostu olarak tanımlanmaktadır. Bölgenin kalkınmasını sağladığı, yeni istihdam olanakları sağladığı belirtilen HES’ler hiç de ABD-AB Emperyalistlerinin gösterdiği kadar masum değil. HES’lerin kurulduğu bölgeler incelendiğinde tarım alanları ve ormanları görüyoruz.

Yerli işbirlikçilerde ballandıra ballandıra anlatıyorlar. HES’ler yerli bir kaynaktır. Ekonomik bağımsızlığımızı getirecektir. Dışa bağımlılık azalacaktır. İhaleleri gözleyen her göz toprağın, suyun yerli ama HES ihalelerini alanların dolaylı ya da direkt olarak yabancı parababaları olduğunu görür.

HES,PHES,Baraj projelerini yapmak için kestiğiniz ağaçların bölgeyi heyelana açık hale getirdiğini göremeyecek kadar gözleriniz kör mü?

Heslerin derelerin akış rejimini bozduğunu daha önceki yazılarımızda teknik olarak açıklamıştık. Barajlarda debi problemini, duvarların yıkılmayla karşı karşıya olduğunu göremeyecek kadar gözleriniz kör mü?

Son bahar ve kış aylarında daha kötü felaketlerle halkımız karşı karşıya.

Halkçı Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları olarak kaybettiğimiz yurttaşlarımızı saygıyla anıyoruz, ailelerine başsağlığı diliyoruz. Bu talan projelerine, halkımızı çaresizlik içerisinde bırakan Parababalarının çıkarından başka kimseye faydası olmayan projelere derhal son verilmesini istiyoruz. Bilimle bağdaşmayan, yaşam alanlarını ,doğayı talan eden, işsizlik ve pahalılık cehenneminde yaşayan halkımıza dere yataklarını reva gören tüm sorumlular halka hesap vermelidir.

Halkçı Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları olarak sürecin takipçisi olacağız.Halkımızı bilinçlendirip sel felaketlerinin kader olmadığını, alınacak teknik önlemler, dere yataklarından uzakta, yer seçimi doğru yapılacak bölgede  sağlıklı güvenilir depreme ve afete dayanıklı yapılacak binalarla bu kaderin değiştirilebileceğini göstermeliyiz. Karadeniz Bölgesinde yaşayan meslektaşlarımız ve TMMOB Bileşenleri bu konuda duyarlı olmalı,  konunun takipçisi olmalıdırlar.

 

ETİKETLER: , , , , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.