AB-D Emperyalizminin Enerji, Tarım, Doğa Katliamı -1- Filistin Gerçeği

AB-D Emperyalizminin Enerji, Tarım, Doğa Katliamı -1-  Filistin Gerçeği
20.05.2021
A+
A-

AB-D Emperyalistlerinin, Ortadoğu’da enerji kaynaklarına ve transfer ağlarına jandarmalık yapması için görevlendirdikleri Siyonist İsrail bir kez daha kuduz hayvanlar gibi, hiçbir hak hukuk tanımadan Filistinlilere canice saldırmaya, Müslümanları kadın çoluk çocuk demeden katletmeye devam ediyor.

ABD’ye organik bağlarla bağlı olan bu yapay devletin kuduz köpekler gibi canice saldırıp bu insanlık dışı saldırılarını devam ettiriyorsa bilinmesi gereken en önemli nokta oraya bekçi köpeği gibi diken başta ABD olmak üzere Batılı Emperyalistlerden aldığı güçten kaynaklanmaktadır.

Halkçı Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları olarak birçok yazımızda Emperyalistlerin ve yerli işbirlikçilerinin ülkelerin yeraltı ve yerüstü zenginliklerini nasıl talan ve yağma ettiğini yazdık. Basit bir akıl yürütme ile gerçek amaçları çok net bir şekilde görebiliriz.

Irak, Afganistan, Libya, Suriye, Filistin gerçekleri gün gibi ortada. Tüm bu ülkelerde halklara yaşatılan zulüm, baskı, insanlık dışı uygulamaları görmeyenin gözleri kör olur. Peki neden bu insanı insanlığından utandıran bu uygulamalar ve nasıl gerçekleştiriyorlar?

Bu uydu olarak kurulan bu bekçi köpeği Siyonist İsrail’in görevi ne? İnsanlık tarihi göstermiştir ki, insanlar ilelebet hayvan yerine konulamaz. Karşılarındaki güç en teknolojik silahlarla da donatılsa, sayı olarak çok fazlada olsa mutlaka isyan eder ve kendi kaderini kendi eline alır.   Arap halkları birleşip yeraltı ve yerüstü zenginliklerini sahip çıkarsa uydu olarak kurulan İsrail bölgeden kovulursa AB-D Emperyalistleri ne gibi zararlar görür?

Emperyalizm bir yerde hazine gördüğünde, onu aşırıp kendi menfi çıkarları için kullanamazsa Böl ve Güt prensibi ile hazinenin bulunduğu yeri yangın yerine çevirir.

Uzak Doğu’da ağzının payını alan Emperyalizm var gücü ile Yakın Doğu’da kanla beslenerek yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Uzak Doğu’da da Emperyalist ülkeler kan kusturmaya devam ediyor. Batılı Emperyalist ülkeler tarafından iş hayatında çokça kullanılan EMEA  [(Europe, theMiddle East andAfrica), Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’yı ifade eden kısa bir terimdir. ] dan da anlaşılacağı gibi. Batılı Emperyalist ülkelerin odak noktasını net bir şekilde göstermektedir.

https://tr.wikipedia.org/wiki/Avrupa,_Orta_Do%C4%9Fu_ve_Afrika

Emperyalistlerin Ortadoğu diye nitelendirdikleri alan Osmanlı İmparatorluğunun hüküm sürdüğü alandır. Türkiye öznelinde baktığımızda Yakındoğu olarak tanımladığımız bu bölgenin bir parçasıdır. 20’nci Yüzyılın ilk çeyreğinde İngiliz Emperyalistlerinin çökerttikleri Osmanlı’dan koparıp aldıkları bu petrol zengini kukla Arap devletlerinden Türkiye’ye kadar olan bir bölge.

Emperyalistler bir hazine gördüğünde mutlaka aşırıp kendileri sahip olurlar tespitini yapmıştık. Peki, Ortadoğu’da nasıl bir oyun oynanıyor? Hedeflerini net bir şekilde ortaya koydular. BOP Büyük Ortadoğu Projesi ve onun haritasını tebliğ ettiler. Sonrada ona uygun bir şekilde şeytani planlarını devreye koydular.Önce Irak’a, sonra Libya’ya, sonra da Suriye’ye körfez bölgesine saldırdılar.

 

Erdoğan’ın övünerek bahsettiği BOP projesini tam olarak anlamadan Emperyalizmin Ortadoğu’nun kalbine soktuğu İsrail kamasının ne anlama geldiğini, Tüm Ortadoğu ülkelerinin yaşadığı insanlık dışı uygulamaların ve ülkemiz üzerinde oynanan oyunları net bir şekilde göremeyiz.

Ortadoğu’daki geçmiş uygarlıkların bezirgân yollarının düğümlendiği Kudüs kutsal kenti uğruna Derebeylerin bin yıllık Haçlı Seferleri yerini 20’nci yüzyılda petrol boru hatlarının geçiş güzergâhı olması, giderek artan teknolojik gelişmelerin doğurduğu enerji ihtiyacı ve tarım politikaları yaşanan bu insanlık dışı uygulamaların ana nedenini oluşturmaktadır.

Böl Parçala Yok et politikasını yerli işbirlikçileri ile iyi bir şekilde yöneten Emperyalizm BOP (Büyük Ortadoğu Projesini) gerçekleştirmek için Filistin’de sol sosyalist yapıların karşısına Ortaçağcı İslamcı yapılandırmalarla mücadele hattını ikiye bölmüştür. AKP’giller bu bölünmenin inşasında FKÖ temsilcileri ile ve aynı zamanda HAMAS ile dans ederek katkıda bulundular, bulunmaya da devam ediyorlar. Gazze ve Batı Şeria olarak ikiye bölünen Filistin halkı saldırı karşısında daha savunmasız hale gelmiştir.

Öte yandan en ufak sosyal haklarını almak için mücadele edenleri, yaşam alanlarının talanına karşı mücadele edenleri, 1 Mayıs alanlara çıkılmasını engelleyen AKP’giller kendi yandaşlarını polis koruması altında halkın geleneksel anti Siyonist tepkisini kullanarak tabanına şirin görünmeye çalışmaktadır. Hizmet ettikleri sınıfsal karakterlerinden dolayı İsrail’le askeri ve siyasi iş birliği yürüten AKP’giller göstermelik kınamalarla günü kurtarma derdindedirler.

AKP gillerin bu insanlık dışı uygulamanın karşısında protesto etmek isteyen kendinden olamayanları yasaklar koyarak engellemesi, kendi yandaşlarının polis korumasında sokağa çıkmasını sağlaması hukuku keyfi olarak kullanmasının bir göstergesidir. Göstermelik yapılan uygulamalar yerine derhal İsrail’le tüm askeri, ticari diplomatik ilişkiler kesilmelidir.

Filistin Halkı da, Ortadoğu Halkları da er veya geç AB-D Emperyalistlerine ve onların bekçi köpeği İsrail’e karşı, kendi içlerindeki yerli satılmışlara karşı ayağa kalkıp hesap sormak için yürüyüşe geçeceklerdir. AB-D Emperyalistlerinin ve onların Ortadoğu Taşeronu Siyonist İsrail’in yaptıklarının yanlarına kalmayacağını göstereceklerdir tüm dünyaya. Mazlum halklarla, AB-D Emperyalistleri arasında bu hesaplaşma eninde sonunda olacak. İnsanlık düşmanı emperyalistler ve onlara hizmet edenler, ettikleri zulmün, döktükleri kanın, çektirdikleri acıların hesabını mazlum halklara vereceklerdir.

Halkçı Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları olarak İnsan ile insan arasındaki ilişkiyi sömürü temelinde kuran kapitalizmin ve Emperyalizmin Ortadoğu’da ve Ülkemizde yaptığı oyunları yağma ve talanı en net şekilde analiz edebilmek amacı ile bir yazı dizisine başlıyoruz. Daha önce de değerlendirmede bulunmuştuk. Yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızın yağma ve talanın son hızla devam ettiğini, gerçek anlamda mücadele hattını geliştirmenin ana yolunun olayları Diyalektik bir açıdan ele alıp tüm gerçekliği ile ortaya koymaktan ve çözüm yollarını aramaktan geçtiğini, Kapital’den Finans oligarşine giden süreci değerlendirmiştik.

https://www.halkcimmsp.org/yeralti-ve-yerustu-kaynaklarimizin-yagma-ve-talanina-karsi-gorev-basina/

Halkçı Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları olarak BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) kapsamında ülkemizde oynanan oyunları daha iyi anlayabilmek amacı ile enerji, tarım ve su politikası, sanayi ve kalkınma politikaları, ülkemizin yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin yağma ve talanı konusunda yazı dizisi yayınlayacağız. Sınıfsal temelli bakılmayan bir mücadele hattı ile başarıya ulaşılamaz. Sorunları net olarak tüm gerçekliği ile ortaya koymadan gerçek bir mücadele hattı gerçekleştirilemez.

ÖRGÜTSÜZ HALK KÖLE HALKTIR! ÖRGÜTLÜ HALK YENİLMEZ!

Örgütlenin ki Bu aşağılık, kokuşmuş, çürümüş. Parababaların düzeni yıkılsın artık..! 

Kahrolsun AB-D Emperyalistleri ve Onların Maşası, Ortadoğu’daki Petrol Bekçisi Siyonist İsrail!

Kahrolsun Parababaları düzeni!

 

Sonraki yazımız Kuraklık Ortadoğu’da hidro-stratejik durum ve Türkiye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.